Balkan Savaşında Güneydoğulular

Balkan Savaşında Güneydoğulular

1912’de Abdülkerim bey komutasında Cizre aşiretleri Balkan savaşına katıldı.Önce İstanbul’a sonra Uzunköprü’ye geldiler.Düşman askerlerinin yemekte olduğunu gördüler.Kumandana biz buraya savaşa geldik,hemen savaşa devam etmek istiyoruz dediler.Komutan ‘yemek esnasında savaş olmaz diyerek ‘reddetti.Fakat Cizre alayları bu emri dinlemiyerek,düşmana hücum ettiler.Reşid Muheme Uzunköprü başına atını bağlayıp,askerlere ‘Düşmanı üzrime doğru sürünüz’ diye emir verdi.Üzerine gelen düşman askerlerini öldürmeye başladı.Nihayet başı ve elbisesi kanlar içinde,on üç düşmanı öldürüp mavzer ve tüfeklerini boynuna attı.Bu esnada karşı taraftan gelen bir bomba,seyis ve hizmetçisine isbet ederek parçaladığında çok üzüldü ve kızgınlığından savaşı daha da hızlandırdı.Sonunda büyük bir zafer kazandı.Bu muzaffer gazileri Edirneliler çiçek ve gül yağdırarak,alkışlarla karşıladılar.İstanbul’da da halk bu gazileri sokaklarda çiçek,gül ve şekerlemelerle karşıladı
Abdurrahman Nursi, Bediüzzaman’ın Hayatı, İstanbul 1993, s. 28.
(N.Şahiner.Son Şahitler.Nesil yay.17.baskı..1/33)

Viranşehir bölgesinde bulunan Mili aşireti ile Karakeçi aşireti gönüllü olarak balkan savaşlarına üç alay ile katılmışlardır..    1910 Yılında patlak veren balkan savaşlarına Viranşehirden Milli aşiretine mensup üç alay , Karakeçili aşiretine mensup iki alayla katılmış lardır. Bunun üzerine iki alay Çatalca hattına , diğerleri de Bolayır cephesi ne gittiler. viransehir.meb.gov.tr/
Osmanlı belgelerinde ve Diyarbakır Şer’iyye sicillerinde Diyarbakır’dan 1785 sonlarında Sofya üzerine,Nisan 1800-Ağustos 1802 tarihlerinde Mısır ve Rumeli üzerine göndermek için asker  istenmektedir.Yrd.DoçDr.İbrahim Yılmazçelik.XIX.Yüzyılın İlk Yarısında Diyarbakır.TTK.Ankara.1995.s16

1785 tarihinde Diyarbakır’dan Sofya canibine gönderilmek üzere 200 asker istenmektedir.
Yrd.DoçDr.İbrahim Yılmazçelik.XIX.Yüzyılın İlk Yarısında Diyarbakır.TTK.Ankara.1995.s.115

Diyarbakır ve Plevne savaşı

Diyarbakır Ergani kazasından Sezai Karakoç’un dedesi plevne savaşına katılmıştır
1933 yılında Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde dünyaya gelir. Babası Yasin Efendi’nin koyduğu isim Muhammed Sezai’dir. Nüfus kayıtlarında Ahmet Sezai olarak geçer. Dedeleri, Ergani ve yöresinde oldukça etkin kişilerdendir. Babasının babası Hüseyin efendi, Plevne savaşına katılmış; Gazi Osman Paşa’nın takdirini kazanmıştır. Aile Leventoğulları olarak anılır. http://www.turkedebiyat.net
Bu tespit meşhur bir kişinin yaşamı analiz edilince ortaya çıkıyor.Kimbilir Diyarbakır’da Plevneye kaç gitti,kaçı gazi,kaçı şehit

Bir tarihin tanığı olan Ayşan isimli teyzemizin  Diyarbakır’ın milli savaşlarla ilgili hatıralarını veriyorum

Birinci dünya harbi başlamış,artık her yerde savaş konuşuluyordu.Halkımızın arasında büyük bir fakirlik baş göstermişti.Savaştan dolayı topraklarını ekip biçemeyen köylü perişan olmuştu.Savaş şiddetlendikçe halkın sıkıntısı ve açlığı da artıyordu.Ambarlarda depolanan köylünün kışlık yiyeceği,askerlere yiyecek olarak veriliyordu.Mutfakları boşalan insanlar ,ağaç yapraklarını ve kabuklarını yiyecek hale gelmişlerdi. Bir avludan ses gelmişti.Gencecik bir kadın ocakta bir şeyler kaynatıyor.Dizine yaslanmış iki küçük çocuk,habire inler bir şekilde
Ses çıkararak ‘ana  ana açım açım,ne zaman pişecek diyordu.Ana da cevap olarak ‘Az kaldı,hele biraz uyuyun,uyanıncaya kadar pişer’deyip çocukları sakinleştirmeye çalışıyordu.Kadın tencerede kavak ağaçlarının kabuklarını kaynatıyordu.Çocuklardan sonra ağlama sırası şimdi, bendeydi.İyi de onlar pişer mi dedim.Peki ne yapabilirim.Evde yiyecek adına bir şey kalmamış.En son ekmeğimizi dün bitirdik.Zahiremiz aylardır yok,çocuklar sabahtan beri aç.Böyle yaparak avutuyorum onları.Eve koşarak yiyecek getirdim.Çocuklar torbaya saldırdılar.Yumuşak buldukları her şeyi,hiç bakmadan yemeğe başladılar.Genç ana sessizce gözyaşları dökerek:Sağol,Allah razı olsun senden,dedi
Ya çocukların babası diye sordum.İki yıl önceydi.Büyük oğlum bir yaşında,diğerine ise yüklüydüm.Götürdüler kocamı.Balkanlarda savaş varmış.Gidiş o gidiş,bir daha da dönmedi. Leyla Efe:Bir devrin Tanığı Ayşan.Mizgin derg yay.2006.s.149,151

Balkan Savaşında Güneydoğulular

Tarihi Diyarbakır salnamelerine baktığımızda
Diyarbakır’daki komutanlarızın Balkan savaşlarında üstün başarı gösterip madlya aldığını görüyoruz

Plevne madalyası
15.Fırka Hümayun Kumandanlığından Redif 60.alaydan Yüzbaşı Mehmed Nazmi efendi Plevne ve Girid madalyası

3.Bölükten Yüzbaşı Hasan Tahsin efendi Plevne iane madalyası
1.Bölükten
Mülazım-ı Evvel Mehmet ağa
Ve Mülazım-ı evvel Mahmud Ağa altın İmtiyazlı Plevne madalyası almışlardır
Hafif Süvari 43.alay Kaymakam Server Bey Plevne madalyası almışlardır

 

Diyarbakır salnameleri.IV/321,323,324,232

Yunan Muharebe madalyası

Kumandan Kaymakam Cemal bey
Kumandan kaymakam Mehmed Ali bey
Kumandan Kaymakam Şakir efendi
Mülazım-ı evvel Hasan efendi
Kumandan kolağası Neşet efendi

Yunan muharebe madalyası almışlardır.

Diyarbakır salnameleri V/253,256,257,356

Balkan savaşında Diyarbekir vekilleri  Osmanlı mebusu düzeyinde çok aktifti.Diyarbekirli gayrimüslim mebuslar da bu noktada çok hararetli tekliflerde bulunyordu.
Örneğin Oseb efendi,Karadağ konusunda ‘vatan-ı mukaddes  malen ve bedenen fedakarlık etmeye hazır ve amade ‘olduğunu ifade ediyor.

Türk Parlemento Tarihi.TBMM.yay. I. Ve II.Meşrutiyet. I/148

 

DlLAVER PAŞA
1024    [1615]‘teüç sene 1028 [1618]‘de iki sene, 1030 [1620]‘de
sekiz ay ki tekerrür eden üç defa valiliğinde cem’an beş sene sekiz
ay icrâ-yı hükümet etmiştir.
Harem-i hümâyûnda terbiye olunup çaşnigirlikle taşraya çık­mış, badehu Kıbrıs, Bağdat eyaletine nasp edilmiş tir.
Nazmâfya. göre 1029 [1619]‘da, Kâmûsü’l-a’lâm’a ve Salname’yç. nazaran 1030 [1620]‘de Diyarbekir valiliğiyle ve Diyarbekir askeriyle Sultan Os-man-ı sânı ile Hotin seferinde bulunmuştur.
İdi

HÜSEYÎN PAŞA
Çermiklidir. Çeteci Abdullah Paşa’nın yeğeni, Sadrazam Ra-gıb Paşa’nın damadıdır. Rüşd ü reviyyet ve memduh hasletler sahibi olduğuna mebni, 1181 Zilkadesinin 2. günü [21 Mart 1768] vezaretle Karaman ve kaç gün sonra Anadolu ve yine o sene için­de Diyarbekir ve 1182 [1768]‘de Musul ve 1184 [1770]‘te Adana valisi olmuştur.
Bunun kardeşi Hasan Paşa da vezirdir. Bender, Hotin mu­hafızlığında bulunmuş ve 1183 [1769] senesinde Hotin’de şehit olmuştur.154

Abdülgani Fahri Bulduk:Diyarbakır Valileri.Yayına hazırlayan Dr.Eyyüp Tanrıverdi.Dr.Ahmet taşgın.Ank.2007

AMEDLİ MURAT..

Osmanlı Padişahlarının Diyarbakıra Verdigi Hizmetler

OSMANLI PAŞALARININ DİYARBAKIRA VERDİĞİ HİZMETLER

Bıyıklı Mehmet Paşa
. Diyarbakır’ın ilk Valisi Bıyıklı Mehmet Paşa tarafından 1516-1520
yıllarında  Kurşunlu veya Fatihpaşa ismiyle anılan bir cami yaptırılmıştır.

Hüsrevpaşa

Diyarbakır Deliller hanı(1527), ve yapımcısı Hüsrev paşa’
Hüsrev paşa:1521-1528’de Diyarbakır valisi olur.1521 ‘de  Hüsrev paşa camii  ve Deliller hanını yaptırmış.Diyarbakırda 7 yıl kalmıştır.deva hamamı vakfındandır

 

 

 

 

 

 

 

 

İskenderpaşa 
İskender Paşa 1551-63 yılları arasında, Diyarba­kır’da 12. Osmanlı Valisi olarak görev yaptı.
Diyarbakır’a Ham­ravat Suyunun getirilme­sine büyük katkıda bu­lundu. İçkale’de Ayn Zeli­ha suyunu akıttı. Sinan’ın yapısı olan camiin adı, ri­salelerde geçer. Vakfiyede, kendisinin Van’da görev­de olduğu zaman caminin bittiği yazılıdır

Karabehlül Bey Camisi (Silvan)

Diyarbakır Silvan ilçesinde bulunan bu cami Diyarbakır Valisi
İskender Paşa’nın mahiyetinde bulunan Silvan’lı Şeyh
Ahmetzade Elvend Bey’in oğlu, Sancak Beyi Kara Behlül tarafından yaptırılmıştır.

AliPaşa
1534-1537 yıllarında Hadım Ali Paşa Diyarbakır valisi oldu.

Adıyla anılan cami ve medreseyi yaptı.

 

Behrampaşa
1572 yılında Diyarbakır Valisi Behram Paşa tarafından
kendi adıyla bir cami yaptırmıştır


Sütunsuz yerleştirilmiş
Müezzin mahfili
(Statik harikası)

Taş işlemeciliği

Paşa hamamı:

Melek Ahmet Paşa :
1528’de Diyarbakırda doğdu.Melek gibi bir
insan olduğundan bu lakabı aldı. 1591’de Diyarbakırda
camisini yaptı

Hasan paşa
Diyarbakır’da ayakta kalmış hanlardan ikincisi olan Hasan Paşa Hanı, Osmanlılar zamanında Diyarbakır’da valilik yapmış olan Hasan Paşa tarafından 1572-1575 yılları arasında  Hasan paşa hanı yaptırılmıştır. Hasan Paşa Diyarbakır’da ilk olarak kuyumcular için bir çarşı yaptırmıştır. Daha sonra Ketenciler adıyla bilinen ancak günümüze ulaşamamış çarşıyı yaptırmıştır. Kuyumcular Çarşısı’nda yapılan hasır bilezikler, haplar, kişnişli gerdanlıklar, avizeler, hançerler vb. parçalar, Ketenciler Çarşısındaki dükkânlarda satılırdı. Hasan Paşa, bu iki çarşıya ticaret için gelenlerin gecelemeleri için bir han da yaptırmıştır.
Zaman 01 Temmuz 2007

 

Nasuh Paşa

Yaptığı cami,Diyarbakır İçkale’nin dışında, Fatih Paşa
Camisi’ne giden yol üzerindedir
Diyarbakır’da Nasuh Paşa’nın valilik yaptığı 1606-1611
yıllarında camisi yapılmıştır

Mahmud paşa
12 Aralık 1859’da vefat etti,Mardin kapısı haricinde
Şeyh Muhammed Amidi Türbesi civarında,onun anısına
sahada istiska zamanı için bir namazgah yaptırmıştır
. Abdülgani Fahri Bulduk:Diyarbakır valileri.yayına hazırlayanlar:Eyyüp Tanriverdi.Ahmet Taşğın.Medrese yay Ank.2007.s.174

 Kurt İsmail Paşa
Diyarbakır surları dışında, Harput yolu üzerinde, Seyrantepe semtinde bulunan bu camiyi Kurt İsmail Paşa kardeşi Meded Bey adına 1869-1875 yılında  bir cami yaptırmıştır

1870 yılında Diyarbakır valisi Kurt İsmail paşa sur dışında kimsesiz çocukları barındırmak  ve onlara bazı sanatları öğretmek için bir ıslahhane inşa ettirir.700 öğrencisi için  üç yıllık bir ilkokul düzeyinde öğrenim uygulandıktan sonra dökümcülük,boyacılık,marangozluk

öğretilir. Bu ıslahhane sonra Diyarbekir Sanayi mektebine dönüştürülür.Okulda kullanılan malzemeler ile görevli bulunan usta öğretici ve öğretmenler Avrupa’dan getirilir.Okulu iyi derecede bitirenlere sermaye verilerek
işyeri açmaları sağlanırdı
(Mehmet Şimşek.Amid’den Diyarbekir’e Eğitim Tarihi.Kent yay.İst.2006.s.71

Diyarbakır’da Kurt İsmail paşa’ya kadar şehri sur içindeydi.Kurt İsmail paşa şehri sur dışına çıkardı.Bu hususta resmi binaları yaptırmasının yanı sıra alt yapı hizmetlerine de yöneldi ve yollar yaptırdı. Kentin sur dışına çıkmasına önayak olan kişi, 1868 – 1875 döneminde Diyarbakır’da 7 yıl valilik yapan Kurt İsmail Paşa’dır. Valiliği sırasında sur dışına Vilayet Konağı, hastane ve kışla binaları yaptırmıştır.

Kara Mustafa Paşa

Diyarbakır’ın doğusunda Yeni Kapı yakınında bulunan Arap şeyh Camisi’ni Diyarbakır’da valilik yapmış olan Kara Mustafa Paşa 1644’te yaptırmıştır. Mimarı belli değildir. Kenthaber kurulu)


 Cigalzade Mahmud paşa
1604 yılında Diyarbakır valisi oldu.Ali paşa
mahallesinde Çakal mescidinin banisidir.
Abdülgani Fahri Bulduk:Diyarbakır valileri.yayına hazırlayanlar
:Eyyüp Tanriverdi.Ahmet Taşğın.Medrese yay Ank.2007.s.41

Dilaver paşa
1615,1618 ve 1620 tarihlerinde Diyarbakır valisi oldu.
Mardin kapısında ve iki saat mesafede yolcular için
bir han yaptırmıştır.Urfa kapısına giderken Mürdar su
kahvesi olan yerde  mescit  olarak inşa ettirmiş,küçük

Dilaver köprüsü

hamam ve gazi mektebi olan yeri maristan olarak
yaptırmıştır.Bir köprüsü vardır.1892’den sonra enkazı kalmıştı
Abdülgani Fahri Bulduk:Diyarbakır valileri.yayına hazırlayanlar:Eyyüp Tanriverdi.Ahmet Taşğın.Medrese yay Ank.2007.s.47
1030 [1620]‘de Diyarbekir valiliğiyle ve Diyarbekir askeriyle
Hotin seferinde bulunmuştur oldu
Abdülgani Fahri Bulduk:Diyarbakır Valileri.Yayına hazırlayan Dr.Eyyüp Tanrıverdi.Dr.Ahmet taşgın.Ank.2007

Silahtar Murtaza paşa
1658’de Diyarbakır valisi oldu.Kale camiinin sayfiye
döşemesini ve çeşmeleri ve harem kapısına karşı
merdivenin yukarısında küçük bir mescid,
Hz.Süleyman türbesine girilecek büyük kapıyı,
Aynüzzelal mevkiinde su mahzenini,kıbleye
karşı pınarları vardır.
Abdülgani Fahri Bulduk:Diyarbakır valileri.yayına
hazırlayanlar:Eyyüp Tanriverdi.Ahmet Taşğın.Medrese yay Ank.2007.s..56

Defterdar ahmed paşa

1677’de Diyarbakır valisi oldu.Minaresiz bir camii vardır.Abdülgani Fahri Bulduk:Diyarbakır valileri.yayına hazırlayanlar:Eyyüp Tanriverdi.Ahmet Taşğın.Medrese yay Ank.2007.s.73

Hacı Ali Paşa

1690’da Diyarbakır valisi oldu.Kastal mahallesinde paşa camii bu zatın eseridir.

Abdülgani Fahri Bulduk:Diyarbakır valileri.yayına hazırlayanlar:Eyyüp Tanriverdi.Ahmet Taşğın.Medrese yay Ank.2007.s..80

Daltaban Mustafa paşa

1697’de Diyarbakır valisi oldu.Fatih paşa ile Nasuh paşa arasında bir mescit yaptırmıştır

Abdülgani Fahri Bulduk:Diyarbakır valileri.yayına hazırlayanlar:Eyyüp Tanriverdi.Ahmet Taşğın.Medrese yay Ank.2007.s.89
Dabanzade Mustafa paşa tarafından yaptırılan Dabanoğlu mescidi yakınında bir türbe var
.(Şevket Beysanoğlu.Diyarbakır’da Gömülü Meşhur Adamlar.Neyir mat.Ank.1985.s.95)

Çeteci Abdullah paşa

Çermiklidir.1740’dan itibaren beş defa Diyarbakır valiliği vardır.Çermikte medresesi,rum kapısı haricinde bir su bendi vardır.Dağ kapı haricinde Cinobaşı mevkiine defnedildi.

Abdülgani Fahri Bulduk:Diyarbakır valileri.yayına hazırlayanlar:Eyyüp Tanriverdi.Ahmet Taşğın.Medrese yay Ank.2007.s.109

Genç yaşta katıldığı İran savaşlarındaki kahramanlığıyla ünlendi

Sarı Abdurrahman paşa

1763’de Diyarbakır valisi oldu .Ulu camide bir kütüphane yaptırdı.Hanzade mahallesinde paşa hamamı da bunun evkafıdır.

Abdülgani Fahri Bulduk:Diyarbakır valileri.yayına hazırlayanlar:Eyyüp Tanriverdi.Ahmet Taşğın.Medrese yay Ank.2007.s.117

 

İRAN SEFERLERİNDE DİYARBAKIR PAŞALARI
Mustafa paşa
1027 [1617]‘de gelmiştir. Diyarbekir valisi iken, Serdar Halil Paşa ile İran seferinde ve Hrdebil çenginde bulunmuş ve mezkûr sene Cumâdelûlâsında şehiden vefat etmiştir.
Arîfî ahmed paşa
[Ocak 1720] Diyarbekir’e vali olup üç sene kalmıştır. 1135 [1722]‘de İran seferine serasker oldu
Abdi paşazade alî paşa
1155 [1742]‘de Diyarbekir valisi ve bir sene yedi ay sonra 1156 [1743]‘te İran seraskeri olup 1157 Rebiülevvelinde [Nisan 1744] Diyarbekir’de vefat eyledi.
Abdülgani Fahri Bulduk:Diyarbakır Valileri.Yayına hazırlayan Dr.Eyyüp Tanrıverdi.Dr.Ahmet taşgın.Ank.2007

Ahmet paşa
Ahmet paşa 1526 yılında Diyarbakırda doğdu,İskenderpaşanın büyük oğludur. 1577’de zuhur eden İran savaşlarında bulundu.Tifliste Acem ordularını yendi.

Diyarbakır valisi Ahmed paşa ,Tiflis ve Revan canibi Ser askeri olarak görevde bulundu.XVIII.Yüzyılda Diyarbakır doğu seferlerinin merkez üssü olumuş,ordunun ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli bir yere sahip olmuştur
.Doç.Dr.İbrahim Yılmazçelik:XIX.Yüzyılın İlk Yarısında Diyarbakır.TTK.1995.s.16
Defterdar ahmet paşa
Diyarbakır önemli lojistik desteğini uzaklardaki ordudan da esirgememiştir.Diyarbakırda cami inşa ettiren Defterdar Ahmed paşanın görevi,İran sınırındaki orduya zahire gönderilmesiydi.
Martin van Bruinessen ve Hendrik Boeschoten.Evliya Çelebi Diyarbekir’de.İst.1997.s.,107

 Özdemiroğlu Osman Paşa
Türbesi ,Diyarbakır’da 1571-1575 yılları arasında Valilik yapan
Özdemiroğlu Osman Paşa adına 1585’te yaptırılmıştır.Daha
Sonra sadrazam olmuş,Tebriz’in fethinde hastalanmış,vasiyeti
üzerine Diyarbakır’a gömülmüştür.Mısır kölemenlerindendir,
ailesi ve mülkü İstanbul’dadır,buna rağmen niçin Diyarbakır’a
gömülmek istendi.Sahabelere komşu olmak için mi

Çeteci Abdullah paşa
Çermiklidir
Firat irmagini kadar olan bölgeyi Türkiye’den koparmaya çalisan Iran Imparatoru Nadir Sah’a karsi yaptigi savaslarda görülür.
Çeteci Abdullah Pasanin Iran-Irak’taki akinlari ve savaslari ile Nadir Sah 1746’da barisa razi olarak 1639 Kasri Sirin Antlasmasi yapilmis ve Türkiye Iran siniri belirlenmistir.
Çok yigit ve son derece isabetli görüslere sahip bulundugundan ve çete savaslarinda söhret kazandigindan “Çeteci” lakabi ile taninmistir. Çesitli yerlerde Vali ve Beylerbeyi görevlerinde bulunmustur. Bu yerler:

1730 Sivas Valisi
1740 Diyarbakir Beylerbeyi
1750 Diyarbakir Beylerbeyi
1752 Diyarbakir Vali
1759 Diyarbakir Beylerbeyi
(Abdullah Büyükkaya)

Köprülü abdullah paşa
Merzifonlu Mustafa Paşa’nın ikinci oğludur.
1130 [11-7]‘de Diyarbekir ve 1132 Rebiülevvelinde [Ocak 1720] Erzurum valisi ve 1135 Zilkadesinde [Ağustos 1723] Van vilayetiyle Azerbaycan ve Tebriz seferi seraskeri naspedildi.1137 [1724]‘te Tebriz’i feth ederek Nadir Şah ile mükâlemeye memur oldu
Abdülgani Fahri Bulduk:Diyarbakır Valileri.Yayına hazırlayan Dr.Eyyüp Tanrıverdi.Dr.Ahmet taşgın.Ank.2007

 

 OSMANLI SEFERLERİNDE DİYARBAKIR PAŞALARI
Dilaver paşa
1030 [1620]‘de Diyarbekir valiliğiyle ve Diyarbekir askeriyle
Hotin seferinde bulunmuştur olduAbdülgani Fahri Bulduk:Diyarbakır Valileri.Yayına hazırlayan Dr.Eyyüp Tanrıverdi.Dr.Ahmet taşgın.Ank.2007

 

İbrahim Hafid paşa
1746’da Diyarbakır’da doğdu,tahsilini tamamladıktan sonra Kapucubaşılık rütbesiyle Diyarbakır voyvodası oldu.1799’da Diyarbakır valisi oldu.Napolyon’un Mısır’ı istilaya kalkışması üzerine ordu toplayarak oranın savunmasına katıldı.1813’de Diyarbakır’da öldü.Aynı zamanda kıymetli bir şair olup mürettep divanı vardır
Diyarbakır İl yıllığı-1967.s.276

Mercidabık savaşı ve Diyarbakır beylerbeyleri
Merci-i Dâbik’a, Memlûk ordusundan sonra gelen Osmanli ordusunun sag kolunda, Anadolu Beylerbeyi Zeynel Pasa, Diyarbakır valisi Biyikli Mehmed Pasa ,Sol kolunda Rumeli Beylerbeyi Küçük Sinan Pasa, merkezde de Kapikulu askerleriyle Yavuz Sultan Selim yerlerini almis bulunuyorlardi. Savaşa ayrıca Diyarbakır paşalarından İskender paşa ve Hüsrev paşa katılmıştır

 

 Bıyıklı Mehmet Paşa ve Diyarbakır’ın kurtuluşu

 

 

 

Yavuz Selim’in emri üzerine aslen Diyarbakırlı olan Bıyıklı Mehmet paşa Diyarbakır’ı şah ismail’in adamı Karahandan kurtarmak üzere yola çıktı.Kürt beyleri;Amasya ve Sivas beylerbeyi şadi bey de harekete geçti.Diyarbakır’da Karaköprüde karargah kurdular.Burada su açısından Dicle nehri ve konaklama için geniş bir düz alan vardı.Türk beylerbeylerinin burada toplanması haberi üzerine Karahan ,Diyarbakır kuşatmasını keserek ayrıldı.Yavuz’un birlikleri 10 Eylül 1515’de  Diyarbakır’a girerek Diyarbakır’ı kurtardı(Tori:Tarihte Türk Kürt İlişkileri.Peri yay.İst.2002.s.119)

DİYARBAKIRDA MEDFUN PAŞALAR

 

Bıyıklı Mehmet Paşa
Diyarbakır Safevi Osmanlı arasında sürüp giden rekabet sonrasında Yavuz Sultan Selim ile 1515 yılında Osmanlı hakimiyetine girmiştir.
Osmanlı ordularının başında Bıyıklı Mehmet Paşa ile muhasara edilen şehir teslim oldu ve Bıyıklı Mehmet Paşa’da ilk vali oldu. Bu tarihten itibaren Osmanlı idaresi başlamış oldu.
ankara üniversitesi sosyal bilimler enstitüsü felsefe ve din bilimleri (din sosyolojisi) anabilim dalı diyarbakır ve çevresindeki türkmen alevilerinde dini hayat doktora tezi ahmet taşğın tez danışmanı prof. dr. münir koştaş ankara-2003
Mezarı kendi yaptırdığı Kurşunlu caminin (Fatih camii) yanındadır

 Özdemiroğlu Osman Paşa

Kurşunlu camii yanında medfundur. Diyarbakır’da 1571-1575 yılları arasında Valilik yapan Özdemiroğlu Osman Paşa adına 1585’te yaptırılmıştır. Tebriz’in 2.fatihidir.
 

 Sadrazam olmuş,Tebriz’in fethinde hastalanmış,vasiyeti
üzerine Diyarbakır’a gömülmüştür.Mısır kölemenlerindendir,
ailesi ve mülkü İstanbul’dadır,buna rağmen niçin Diyarbakır’a
gömülmek istendi.Sahabelere komşu olmak için mi

 

Muhammed paşa el Gorani
M.1822’de Diyarbakır valisi oldu.Bu görevde vefat etti.

Murat paşa
M.1807’de Diyarbakır valisi oldu.Aynı yıl vefat etti.

Mehmet Emin Zeki Bey:Kürd ve Kürdistan Ünlüleri (Meşahire Kurd u Kurdistan)

Hz.Süleyman Camisinde şehit düşen sababeler dışında farklı türbeler olduğunu caminin duvarındaki manzum kitabelerden ve bunun yanında mevcut bazı kaynaklardan anlıyoruz.
Bu türbelerden ilki Silahtar Murtaza Paşa’ya aittir. Silahtar Murtaza Paşa yukarıda da değindiğimiz gibi 1631-1633 yılları arasında Diyarbakır valiliğini yapmış, Hz.Süleyman Camisini ve türbeyi esaslı bir onarımdan geçirmiştir. Türbesinin burada olduğunu caminin duvarındaki manzum kitabeden anlıyoruz.
Osmanlı Devletinin Diyarbakır valiliğini yapan Esat Paşa da burada medfundur
Yine kaynaklarda Osmanlı Devletinin Diyarbakır valiliğini yapan Ahmet Tevfik Paşa’nın türbesinin burada olduğunu öğreniyoruz”..
(Lisans Tezi)Resul Çoban D.Ünv. İlahiyat Fak. Diyarbakır / 2004

Esad Muhlis paşa 1850’de Diyarbakır’da vefat etmiş,kale cami kurbündeki mezarlığa defnedildi
Abdülgani Fahri Bulduk:Diyarbakır valileri.yayına hazırlayanlar:Eyyüp Tanriverdi.Ahmet Taşğın.Medrese yay Ank.2007.s.167

 Osman Nuri Paşa
M.1803’de Diyarbakır’da doğdu,.babası Şeyhzade İbrahim Hatip paşadır Çeşitli yerlerde mutasarrıflık yaptı  Kars kaymakamlığı,Muş ve Mardin mutasarrıflığından sonra Diyarbakır’a gelip yerleşti.M.1856’da vefat etti.Mürettep divanı vardır.Bir nüshası İstanbul Millet kütüphanesindedir Mezarı Fatih paşa camiinin bitişiğindeki kabristanda babasının yanındadır.

Şevket beysanoğlu.Diyarbakırlı Fikir ve sanat adamları.San matb.Ankara.1961.s.321

Fatih paşa
cami mezarlığı

Diyarbekirli Şeyhzade İbrahim paşa
1799’da bir sene,1808’de altı sene Diyarbakır valiliği yaptı.Mezarı Fatih paşa caminin şarkındaki kabristandadır
.Abdülgani Fahri Bulduk:Diyarbakır valileri.yayına hazırlayanlar:Eyyüp Tanriverdi.Ahmet Taşğın.Medrese yay Ank.2007.s.139

Dabanoğlu türbesi
Türbe,Dabanoğlu mahallesinde M.1696 tarihinde şehrimizde vali olarak görev yapan Dabanzade Mustafa paşa tarafından yaptırılan Dabanoğlu mescidi yakınındadır.Türbenin kime ait olduğu bilinmiyor
.(Şevket Beysanoğlu.Diyarbakır’da Gömülü Meşhur Adamlar.Neyir mat.Ank.1985.s.95)

 

 

Reşit mehmet paşa
Diyarbakır valiliği 2 yıl 8 ay sürmüştür. 1836 yılı ekim ayında öldü. Mezarı îçkale Camiindeki mezarlıkta, Esat Muhlis Paşa’mn kab­rinin yanındadır. Yiğit, çalışkan, devlete bağlı ve sadık bir kişi ola­rak bilinir.
Türk Ansiklopedisi., «Reşit Mehmet Paşa» mad­desi, yazan : Yılmaz Öztuna, e. 27, s. 294; Basri Konyar, DiyarfoekirYıllığı, Ankara 1936, s. 261.
Hacı Abdullah paşa

 

Nebi camii yan bahçede medfundur

Seyyid hasan paşa
1747’de  Diyarbakır valiliğine atandı. H. 1161, m. 1748’de Diyarbakır’da öldü. Diyarbekir Sâlnamelerindeki kayıtlara göre şehrimizdeki valiliği on ay kadar sürmüştür. Kendisinden söz eden kaynaklar, onun halim, selim ve dindar bir kişi olduğunda birleşmektedirler.Mezarı dağkapısında cinobaşı mevkindeydi
İbrahim Sarı:Şehrimiz Diyarbakır.Büyükşehir belediye yay.1999.s.123

Çeteci Abdullah Paşa
Çermiklidir.1740’da Diyarbakır valisi oldu.Dağkapı haricinde Cinobaşı mevkiine defnedildi

Kiki Abdi Paşa,
Diyarbakırlıdır.1781’de Diyarbakır valisi oldu.Mardinkapı Şemsiler mevkiinde medfundur. Abdülgani Fahri Bulduk:Diyarbakır valileri.yayına hazırlayanlar:Eyyüp Tanriverdi.Ahmet Taşğın.Medrese yay Ank.2007

DİYARBAKIR BEYLERİ VE DİYARBAKIR’A KATKILARI

EĞİL BEYLİĞİ
Lala Kasım Bey Eğil Kalkan köyünde gömülüdür.Şah İsmail’e  direnen Eğil beylerindir Lalebey camii:Eğil beyi Lala bey camii olarak bilinir.Şah İsmail 1507’de Diyarbakırı istila ettiği zaman ona itaat etmedi.Eğil kalesi kendisinden alındı Mansur’a verildi.Lala Kasım bey Çaldıran savaşına katıldı.Çaldıran savaşından sonra Eğil kendisine geri verildi

 

 

 

 

Silvan’dan Ahmet bey Çaldıran’a katılmıştır

 

 

ÇERMİK BEYLİĞİ
Çermik beyliğinin kurucusu, Mırdasî Emir Muhammed’in oğlu Emir Hüseyin’dir. Bu Emir, babasının sağlığında Berdenc kalesi ve Çermik yöresi valisi bulunuyordu. Babası ölünce, bu bölgede, beyliğini kurdu. Ölünce yerine oğlu Emir Seyfeddin, bu da ölünce oğlu Şah Yusuf, bunun da ölümüyle oğlu Velat Bey, sonra da Şah Ali Bey ve bunun da ölümüyle beyliğin yönetimi oğlu Muhammed Bey’e geçti.

Muhammed Bey, Çermik yöresini Safevilerin elinden kurtarmış, Diyarbakır’ın Osmanlı Birliğine katılışı sırasında da Yavuz Sultan Selim’den bir sultanlık emirnamesi alarak beyliğini sürdürmüştür. http://www.bydigi.com/

ATAK BEYLİĞİ:

Beyliğin kurucusu Zırkanlı Mir Mahmud oğlu Ahmed Bey’dir. Kendisi Şah İsmail’in çağdaşıydı. Şah İsmail Diyarbakır bölgesini istila ederken, onun elinden de Atak Kalesi’ni ve dolaylarını almış, Kaçar oymağına vermişti. Zırkanlılar burasını terk etmek, başka yörelere göçmek zorunda kaldılar. Bu durum Çaldıran Savaşı’na kadar sürdühttp://www.bydigi.com/

Ulu camiinde sağda gözüken Şafi bölümü

Burayı Lice (Atak)beylerinden Vakıf Ahmet bey yapmıştır.Lice’de Vakıf Ahmet bey camiini yaptırmış,ancak depremde yıkılmıştır

 TERCİL BEYLİĞİ1506’da ölünce yönetimi, oğlu Ahmed Bey aldı. Şah İsmail, 1508’de Diyarbekir bölgesini istila ederken yapılan savaşlardan birinde şehid oldu. Yerine kardeşi Ali Bey, onun da ölümüyle yerine diğer kardeşi Şemsi Bey geçti. Çaldıran savaşından sonra Safeviler’le yapılan savaşlara katıldı. Osmanlı birliğine katılmayı isteyenler arasında Şemsi Bey de vardı. Yavuz Sultan Selim Tercil kalesinin yönetimini bir fermanla yine kendisine verdi. Ölünce, yerine oğlu Haydar Bey geçti.:
Tercil ve buraya bağlı yerlerin yönetimi  Budak beye  bağlanmıştı. Budak Bey 43 sene yaşadı.
http://www.bydigi.com/
Zeynel Abidin Çiçek.Diyarbakır’ın Fethi,Tarihi ve Kültürü.Diyarbakır Söz yay.2007.s.179,180
Tercil(Hazro) emiri Haydar bey  Çıldır çarpışmasında Safeviler tarafından öldürüldü.
İran savaşlarında Diyarbakır,efsanelere de konu olmuştur.IV.Murat’ın Bağdad seferinde ( o zaman Bağdat’da İranlılara karşı savaşılıyordu)
Telli İbrahim Bey:
Tercil beylerinden(Bugünkü Hazro bölgesi) İbrahim bey yiğit,yüreki bir beymiş.
Askerleriyle beraber IV.Murat’ın yanında Bağdat seferine katılmış.Savaşın en sıkışık bir anında ,kahramanlığı ve gücüyle tanınmış düşman komutanlarından birisini atından çekip alarak padişahın önüne fırlatmış
Bu boğuşma sırasında,düşman komutanı yere düşmeden önce bıçağıyla İbrahim beyi kolundan yaralamış.Bunu gören padişah,hemen cebinden altın tel işlemeli mendilini çıkararak İbrahim beyin yarasını sarmış.Bu olaydan sonra İbrahim bey’e ‘Telli İbrahim bey’denmiş’denmiş ve saygınlığı bir kat daha artmış
Şimdi, bu yiğit beyin mezarı Hazro-Tercildedir.
Muhsine Helimoğlu Yavuz.Diyarbakır efsaneleri.Cumhuriyet ktb.İst.2007s.354

 Hazro’da Tercil kalesi

KULP BEYLİĞİ:

Çaldıran savaşı sonrasında, Besyan aşireti reislerinden Ali Fîrî adında bir adam Meyyafarkîn kalesine saldırıp burasını Safevilerden aldı.. http://www.bydigi.com/

Çaldırandaki sağ kolun ucunda bulunan hemşerilerimiz katkılarına sonraki  seferlerde de devam etmişlerdir.
Kulp beyi Ali bey 1573’te ölünce Hüseyin bey Kulp beyi oldu.III.Murat Azerbeycanı feth için veziri azam Osman paşayı gönderdi.Hüseyin bey de diğer kürt beyleriyle orduya katıldı.1585’te Tebrizde şehit oldu.Oğlu Seyyid Ahmet bey esir düştü.Esaretten kurtulduktan sonra oğlu Seyid Ahmet bey Kulp ve Batman yöneticisi oldu(Beysanoğlu II/640)

Koruk savaşı
(Diyarbakır Atak ve Eğil beyleri)
Diyarbakırın fethinden sonra Şah İsmailin temsilcisi Karahanla,Yavuzun temsilcisi Bıyıklı Mehmet Paşa ve İdrisi Bitlisi  arasında çatışmalar devam eder.İki ordu Kızıltepe yakınlarında Koruk mevkiinde karşıkarşıya geldiler.
Osmanlı ordusunun sol kanadında iki grup halinde bir çok Kürt beyleri ile onların akraba ve taraftarları Karaçin-oğlu Ahmed bey ve Çavuş Ahmed bey kumandalarında bir miktar Anadolu askeri bulunmakta idi.İdrisi Bitlisi muharebeden sonra Yavuz’a gönderdiği uzun mektubunda (TKSA ,E  8333) Osmanlı ordusunun sol kanadındaki kuvvetleri sayarken Hısnı keyda hakimi olan Sultan Halil Eyyubi’nin,Sason hakimi Mehmet beyin,Eğil hakimi Kasım beyin,Bekir bey Bohtinin,Mehmet  Bey Zerakinin,Şah Ali bey Mirdisi’nin (Palulu),Nasır Bey Süleymani’nin Emeir Sarim’in oğlu Kasım beyin kendisinin solunda Bitlis hakimi Şeref beyin,Hzian hakimi Davud beyin,Şah Velel bey Süleymani’nin,Atak hakimi Ahmed beyin Sultan Ahmet Hacuki’nin ve kardeşi Isfahan beyin,Çemizgezek hakimi Emir Pir Hüseyin beyin sağında bulunduklarını yazar.Kendisinin de bu iki kısım arasında irtibat temin etmekte olduğunu kaydetmiş,yukarıda bahsedilen Ahmed beyden ,ancak muharebede büyük yararlığı görülen Kürt beylerinin ve askerlerinin başarılarını ve cengaverliklerini överken onların da bu cenahta olduklarını,Kürtlerin kahramanlıklarını ve ne kadar iyi savaştıklarını bizzat gördüklerini zikr ederken belirtmiştir.
Bu savaşta da Kürtler savaşın kaderini değiştirdiler.Safevi birlikleri Osmanlı saflarının solunda bulunan kuvvetlere karşı hücuma geçmişler ve bu saldırıda hedef teşkil eden Çemizgezek hakimi Emir Pir Hüseyin tutunamamış,bu cephede bulunan Dulkadir askerleri mukavamet edemeyerek kaçmaya başlamışlar.Tam bu sırada Bitlis hakimi Emir Şeref bey,Hizan hakimi Davut bey,Atak hakimi  Ahmed bey imdatlarına yetişerek Safevi askerlerini perişan etmişler ve muharebenin kaderini değiştirmişler .Safevilerin önemli komutanlarından Çuka ve Yegan beyler bu saldırıda öldürülmüşlerdir.Ayrıca savaşın hengamesi esnasında Safevilerin baş komutanı Karahan aldığı bir kuşun savaşın kaderini değiştirmiştir.Karahan’ın bu yenilgisinden sonra Sincar,Telafer,Ergani,Çermik,Siverek ve Birecik geri alındı

Nusrat Aydın: Diyarbakır-Eğil Hükümdarları Tarihi.S:93

AMEDLİ MURAT..

Diyarbakırda Çevrenin Önemi

Diyarbakırda çevreciliğe tarihten bu yana çok önem verilir…

Diyarbakır’da temizlikte bir adım da bitkisel atık yağların toplanmasıdır

Geridönüşüme Diyarbakırda önem verilmektedir

 Tarihte Çevrecilik

Kimyevi usullerle balık avlayanların cezalandırılması ile hükümler Diyarbakır salnamelerinde mevcuttur.Hayvanların  öldürülmesinin menine dair tenbihname bulunmaktadır Cami,kilise ve hane civarına  cenaze gömülmesinin menedilmesi ile ilgili emirler vardır .Memleklet haricinde salhane yapılması ve belediyenin bundan sorumlu olması ile ilgili emir.Bir mahallede hayvan hastalığı haberi alındığında bunun yetkililere ve umuma duyurulması ve tedbiri.Tezkiresiz avcıların men’i hakkında emir.
Diyarbakır salnameleri.Diyarbakır Büyükşehir Belediye yay.İst.1999.c.4.s.172,178,183

Resmi devlet belgesi olan 1869 yılı Diyarbakır salnamelerinde Kimyevi usullerle balık avlayanların cezalandırılması ile hükümler Diyarbakır salnamelerinde mevcuttur.Hayvanların  öldürülmesinin menine dair tenbihname bulunmaktadır Cami,kilise ve hane civarına  cenaze gömülmesinin menedilmesi ile ilgili emirler vardır .Memleket haricinde salhane yapılması ve belediyenin bundan sorumlu olması ile ilgili emir.Bir mahallede hayvan hastalığı haberi alındığında bunun yetkililere ve umuma duyurulması ve tedbiri.Çoban köpeklerinin muhafazası için bazı vesayaya dair
Nehir ve bataklıkları tathir ile ziraate Salih hale getirenlere meydana çıkacak arazinin bila bedel tefviz olunmasına dair.

Diyarbakır salnameleri.Diyarbakır Büyükşehir Belediye yay.İst.1999.c.4.s.172,178,185

DİYARBAKIR’DA ŞEHİR İÇİNDE AKARAK ETRAFA ZARAR VEREN
PİS SULARIN KAPATILMASI İÇİN HAZIRLANAN KEŞİF  DEFTERİ.2 HAZİRAN 1893
(2.uluslarası Diyarbakır sempozyumu.Osmanlı belgelerinde Diyarbakır)

 Hayvan sevgisini sur kenarlarında da görüyoruz

Çevre temizliğine güzel bir örnek olarak üniversite hastanesine bakıyoruz


 

Diyarbakır’ın çevre anlayışını şehrin çeşitli yerlerine asılan yazılardan anlıyoruz

 

Çevrenin önemli bir unsuru hayvan sevgisidir

Atıkların sağlıklı toplanması çevre sağlığı açısından önemlidir

Üniversitede Çevre anlayışına bakalım

 

 

Haşerelere karşı süreli ilaçlama yapılmaktadır

Dicle üniversitesi rektörlüğünde hayvan sevgisi

Diyarbakır camilerinde temizlik anlayışı

 

Hayvan sevgisine bir örnek :Otogarda kadrolu bir kedi

Umuma açık olan yerlerde temizlik çok önem arzeder

Otogar

 

 

 

Çevreye katkıda Çevre ve Orman müdürlüğünü asla unutmuyoruz

 

Çöplerin sağlıklı toplanmasında da duyarlık var:

 

Ergani yolu üzerinde belediyeye ait modern köpek korunma barınakları vardır

 


 

Bir plastik pet toplayıcısı,bir geridönüşüm

Yerden kağıt toplayan çevreci bir vatandaşımız

 

 

Çevre temizliği tüm yollar süpürülmekte ve yıkanmaktadır

 

 

Çevre konusunda en önemli bir nokta geridönüşümdür.Diyarbakırda özel sektör de bu konuya el atmıştır

Çevre konusunda Diyarbakır’da büyük bir duyarlılık başlamıştır

 

 

2 geri dönüşümcü vatandaşımız

 

 

Bir gizli Çevre kahramanı

 

Şehrimizde tıbbi atıklar titizlikle toplanmaktadır

 

Çevrenin gizli kahramanlarından

Diyarbakır ilçeleri de çevreye duyarlı

 

 

Bir çevre anlayışı

 

Diyarbakır’da okullara atık kağıt geliri
Diyarbakır Milli Eğitim Müdürü Zülfü Toman, 6 ay içerisinde 300 ton atık durumunda kitap ve eski defter toplandığını söyledi.
okullara atık kağıt geliri
Diyarbakır Milli Eğitim Müdürü Zülfü Toman, 6 ay içerisinde 300 ton atık durumunda kitap ve eski defter toplandığını söyledi.
Hedeflerinin her yıl bin ton kağıt toplamak olduğunu ifade eden Toman, atık kağıtlardan elde edilen 38 bin YTL gelirin Türkiye’de ilk kez okul aile birliği hesabına yatırıldığını kaydetti.
Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü Ücretsiz Kitap Dağıtım Şubesi’nce, son 6 ay içerisinde 300 ton atık durumundaki kitap ve defter toplandı. Milli Eğitim Müdürlü Zülfü Toman, Atık Kağıt Ve Kitap Toplama Komisyonu’nca, yaz boyunca 300 ton atık durumda kağıt, defter, eski kitap toplandığını belirterek, toplanan kitapların satışından 38 bin YTL gelir elde edildiğini söyledi. Toman, okul yöneticileri ile yaptığı toplantıda şunları anlattı:
“Toplanan bu kitapları, Kamu İhale Kanunu’na göre satarak yaklaşık 38 bin YTL gelir elde ettik. Bu gelirin yüzde 60’ını Türkiye’de ilk kez okul idarelerinin aile birliği hesabına yatırdık. Geriye kalan yüzde 40’ı İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak ilin eğitim-öğretim ile ilgili acil önemli ihtiyaçlarına harcanmaktadır. Okullarımızla ve vatandaşlarımızla önümüzdeki yıl hedefimiz bin ton atık kağıt toplamaktır. Toplanan atık kitaplardan elde edilen gelirin okul idarelerine aktarılması Türkiye’de ilk defa ilimiz tarafından uygulanmaktadır.”

AMAÇ AĞAÇ KESİMİNİ AZALTMAK
Amaçlarının, çok fazla geri dönüşüm sağlayarak ormanlarda ağaç kesimini azaltmak, yeşil ve sağlıklı bir çevreye katkıda bulunmak olduğunu vurgulayan Toman, “Geri dönen her kağıt parçasının tertemiz bir kitap olarak bize geri gelecek ve bu vesile ile ormanlarımızın korunmasına katkıda bulunacağız. Ayrıca, çocuklarımıza ve velilerimize ağaç kesimlerini önleme bilinci verebilmektedir. Unutmayalım; velilerimizde ve çocuklarımızda atık kağıt toplama bilinci uyandırırsak, ileriki nesiller için daha iyi bir çevre bırakmış olacağız” diye konuştu.http://www.diyarinsesi.org
Diyarbakır’da çevre ile ilgili sivil toplum örgütlerine de rastlıyoruz

 

Diyarbakır Eczacıları pil topladı
Diyarbakır Eczacılar Odası, çevre ve halk sağlığı açısından büyük tehlike oluşturan atık pillerin toplanması için bir süre önce başlatılan kampanya kapsamında 100 kilogram pili İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’ne teslim etti.
05 Kasım 2008
Diyarbakır Eczacıları pil topladı
Diyarbakır Eczacılar Odası, çevre ve halk sağlığı açısından büyük tehlike oluşturan atık pillerin toplanması için bir süre önce başlatılan kampanya kapsamında 100 kilogram pili İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’ne teslim etti.
Diyarbakır Eczacılar Odası ile Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği’nin beraber yürüttüğü ve halen devam eden kampanya kapsamında, eczanelerde toplanan pillerin, İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’ne teslim edilmesi için bugün bir basın toplantısı düzenlendi. Eczacılar Odası’nda yapılan toplantıya Eczacılar Odası Başkanı Yahya Çomak, İl Çevre ve Orman Müdür Yardımcısı Ramazan Yavaş’ın yanı sıra çok sayıda eczacı katıldı. Diyarbakır Eczacılar Odası Başkanı Yahya Çomak, oda tarafından eczanelerde dağıtılan pil toplama kutularında toplanan yaklaşık 100 kilogram pilin, Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği’ne ulaştırması amacıyla pilleri İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’ne teslim ettiklerini söyledi. Evlerde, işyerlerinde, ulaşımda ve sanayide önemli miktarda pil kullanıldığını hatırlatan Çomak, son yıllarda artan pil kullanımının insan sağlığı ve çevre için potansiyel bir tehlike oluşturduğunu belirtti. Kullanılmış pillerin tehlike oluşturmaması için ayrı toplanması, taşınması gerektiğini dile getiren Çomak, pillerdeki tehlikeli ve zararlı metallerin azaltılmasının da zaruri bir konu olduğunu söyledi. Pillerin toprağa, suya ya da yakılması sonucu havaya karışmasıyla, insan çevre ve sağlığına son derece zararlı etkisinin olduğunu belirten Çomak, atık pillerin eczanelerde toplanması kampanyasını, Diyarbakır geneline yaymak için yeni bir proje daha hazırladıklarını kaydetti. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Küresel Çevre Fonu Küçük Destek Programı kapsamında hazırladıkları atık pillerin toplanması ve bertarafı projesini BM Türkiye delegasyonuna sunduklarını söyleyen Çomak, “Diyarbakır’daki eczanelerde, okullarda ve resmi kurumlarda atık pillerin toplanmasını sağlayacak projemiz, toplumda çevre bilincinin gelişmesini sağlayacak. Bu sayede atık pillerin insan sağlığına, toprağa ve havaya yönelik oluşturacağı kimyasal ve fiziksel kirlilik azalacaktır. Vatandaşlarımız evlerinde ve iş yerlerinde bulunan kullanılmış pilleri, eczanelerimizde bulunan pil toplama kutularına bıraksınlar” şeklinde konuştu
http://www.diyarinsesi.org
Eczacılarımızda çevre anlayışı eczanesine Çevre koyacak kadar ileridir

Bir çevre anlayışı

 

İki geridönüşümcü

 

 

 

Diyarbakır’da okullara atık kağıt geliri
Diyarbakır Milli Eğitim Müdürü Zülfü Toman, 6 ay içerisinde 300 ton atık durumunda kitap ve eski defter toplandığını söyledi.
okullara atık kağıt geliri
Diyarbakır Milli Eğitim Müdürü Zülfü Toman, 6 ay içerisinde 300 ton atık durumunda kitap ve eski defter toplandığını söyledi.
Hedeflerinin her yıl bin ton kağıt toplamak olduğunu ifade eden Toman, atık kağıtlardan elde edilen 38 bin YTL gelirin Türkiye’de ilk kez okul aile birliği hesabına yatırıldığını kaydetti.
Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü Ücretsiz Kitap Dağıtım Şubesi’nce, son 6 ay içerisinde 300 ton atık durumundaki kitap ve defter toplandı. Milli Eğitim Müdürlü Zülfü Toman, Atık Kağıt Ve Kitap Toplama Komisyonu’nca, yaz boyunca 300 ton atık durumda kağıt, defter, eski kitap toplandığını belirterek, toplanan kitapların satışından 38 bin YTL gelir elde edildiğini söyledi. Toman, okul yöneticileri ile yaptığı toplantıda şunları anlattı:
“Toplanan bu kitapları, Kamu İhale Kanunu’na göre satarak yaklaşık 38 bin YTL gelir elde ettik. Bu gelirin yüzde 60’ını Türkiye’de ilk kez okul idarelerinin aile birliği hesabına yatırdık. Geriye kalan yüzde 40’ı İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak ilin eğitim-öğretim ile ilgili acil önemli ihtiyaçlarına harcanmaktadır. Okullarımızla ve vatandaşlarımızla önümüzdeki yıl hedefimiz bin ton atık kağıt toplamaktır. Toplanan atık kitaplardan elde edilen gelirin okul idarelerine aktarılması Türkiye’de ilk defa ilimiz tarafından uygulanmaktadır.”

AMAÇ AĞAÇ KESİMİNİ AZALTMAK
Amaçlarının, çok fazla geri dönüşüm sağlayarak ormanlarda ağaç kesimini azaltmak, yeşil ve sağlıklı bir çevreye katkıda bulunmak olduğunu vurgulayan Toman, “Geri dönen her kağıt parçasının tertemiz bir kitap olarak bize geri gelecek ve bu vesile ile ormanlarımızın korunmasına katkıda bulunacağız. Ayrıca, çocuklarımıza ve velilerimize ağaç kesimlerini önleme bilinci verebilmektedir. Unutmayalım; velilerimizde ve çocuklarımızda atık kağıt toplama bilinci uyandırırsak, ileriki nesiller için daha iyi bir çevre bırakmış olacağız” diye konuştu.www.diyarinsesi.org
Diyarbakır’da çevre ile ilgili sivil toplum örgütlerine de rastlıyoruz

 

İki geridönüşümcü

Geri dönüşümle ilgili güzel bir çalışma

 

Apartmanlarda çevre anlayışı

Arıtma tesisleri (N.satıcı)

Yeşil Diyarbakır için Temiz Çevre
5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla sürdürülen temizlik kampanyası lise öğrencilerinin caddelerde çöp toplamasıyla sürdürülürken, Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün çalışmalarıyla kent adeta çiçek bahçesine dönüştü….

05 Haziran 2009

Yeşil Diyarbakır için Temiz Çevre
Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı tarafından kentte temizlik bilincinin oluşması ve çevreye karşı duyarlılık yaratmak amacıyla başlatılan temizlik kampanyası devam etti. İ.M.K.B Kayapınar Lisesi öğrencileri Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı “Çevremizi temiz tutalım” yazılı şapkalar, “Tarihin beşiği kentimizi temiz tutalım, kentimizi sevelim kirletmeyelim” yazılı tişörtler, maske, eldiven ve poşetlerle okullarının önünden başlayarak Musa Anter Caddesi’ndeki çöpleri topladılar. Okulun Müdür Yardımcısı İbrahim Han 5 Haziran Çevre Günü dolayısıyla bu çalışmayı yaptıklarını kentte yaşayan herkesin çevreye karşı duyarlı olmasını ve temizlik bilincinin yayılmasını istedi.
Kentin çehresi değişti
Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı tarafından son 6 ayda Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde kalan tüm alanlarda ağaçlandırma çalışmaları yapıldı. Parklarda, ana arterlerdeki refüjlerde yapılan çeçik ekimi ve kaldırımlarda yapılan ağaçlandırma çalışmaları kentin çehresini değiştirdi. Park ve Bahçeler Müdürü Mehmet Kaya, yeşillendirme çalışmaları sırasında 20 bin adet meilland gülü ve 130 bin adet mevsimlik çiçek ekildiğini, 6 bin adet ibreli ve yapraklı ağacın dikildiğini söyledi. 25 bin metrekarelik çim ekimi yaptıklarını ve 1500 adet ağacı budadıklarını, bu zaman zarfında 4 kez çimlerin biçildiğini ifade eden Kaya tüm yeşil alanlarda sulama, ilaçlama ve gübreleme yapıldığını sözlerine ekledi.
Fidanlıkta üretimler devam etti
Öte yandan Büyükşehir Belediyesi Fidanlığı’nda 6 ay içerisinde 200 bin adet çiçek üretildi. Üretilen çiçek sayısı Haziran ayı sonuna kadar 300 bin adeti bulacak. Fidanlıkta ayrıca 80 bin adet çalı bitkisi üretilirken 40 bin adet de ağaç üretimi yapıldı.
DİYARINSESİ HABER MERKEZİ

 

Diyarbakırda çevreciliğe tarihten bu yana çok önem verilir

Diyarbakır’da temizlikte bir adım da bitkisel atık yağların toplanmasıdır

Geridönüşüme Diyarbakırda önem verilmektedir

 Tarihte Çevrecilik

Kimyevi usullerle balık avlayanların cezalandırılması ile hükümler Diyarbakır salnamelerinde mevcuttur.Hayvanların  öldürülmesinin menine dair tenbihname bulunmaktadır Cami,kilise ve hane civarına  cenaze gömülmesinin menedilmesi ile ilgili emirler vardır .Memleklet haricinde salhane yapılması ve belediyenin bundan sorumlu olması ile ilgili emir.Bir mahallede hayvan hastalığı haberi alındığında bunun yetkililere ve umuma duyurulması ve tedbiri.Tezkiresiz avcıların men’i hakkında emir.
Diyarbakır salnameleri.Diyarbakır Büyükşehir Belediye yay.İst.1999.c.4.s.172,178,183

Resmi devlet belgesi olan 1869 yılı Diyarbakır salnamelerinde Kimyevi usullerle balık avlayanların cezalandırılması ile hükümler Diyarbakır salnamelerinde mevcuttur.Hayvanların  öldürülmesinin menine dair tenbihname bulunmaktadır Cami,kilise ve hane civarına  cenaze gömülmesinin menedilmesi ile ilgili emirler vardır .Memleket haricinde salhane yapılması ve belediyenin bundan sorumlu olması ile ilgili emir.Bir mahallede hayvan hastalığı haberi alındığında bunun yetkililere ve umuma duyurulması ve tedbiri.Çoban köpeklerinin muhafazası için bazı vesayaya dair
Nehir ve bataklıkları tathir ile ziraate Salih hale getirenlere meydana çıkacak arazinin bila bedel tefviz olunmasına dair.

Diyarbakır salnameleri.Diyarbakır Büyükşehir Belediye yay.İst.1999.c.4.s.172,178,185

DİYARBAKIR’DA ŞEHİR İÇİNDE AKARAK ETRAFA ZARAR VEREN
PİS SULARIN KAPATILMASI İÇİN HAZIRLANAN KEŞİF  DEFTERİ.2 HAZİRAN 1893
(2.uluslarası Diyarbakır sempozyumu.Osmanlı belgelerinde Diyarbakır)

 Hayvan sevgisini sur kenarlarında da görüyoruz

Çevre temizliğine güzel bir örnek olarak üniversite hastanesine bakıyoruz


 

Diyarbakır’ın çevre anlayışını şehrin çeşitli yerlerine asılan yazılardan anlıyoruz

 

Çevrenin önemli bir unsuru hayvan sevgisidir

Atıkların sağlıklı toplanması çevre sağlığı açısından önemlidir

Üniversitede Çevre anlayışına bakalım

 

 

Haşerelere karşı süreli ilaçlama yapılmaktadır

Dicle üniversitesi rektörlüğünde hayvan sevgisi

Diyarbakır camilerinde temizlik anlayışı

 

Hayvan sevgisine bir örnek :Otogarda kadrolu bir kedi

Umuma açık olan yerlerde temizlik çok önem arzeder

Otogar

 

 

 

Çevreye katkıda Çevre ve Orman müdürlüğünü asla unutmuyoruz

 

Çöplerin sağlıklı toplanmasında da duyarlık var:

 

Ergani yolu üzerinde belediyeye ait modern köpek korunma barınakları vardır

 


 

Bir plastik pet toplayıcısı,bir geridönüşüm

Yerden kağıt toplayan çevreci bir vatandaşımız

 

 

Çevre temizliği tüm yollar süpürülmekte ve yıkanmaktadır

 

 

Çevre konusunda en önemli bir nokta geridönüşümdür.Diyarbakırda özel sektör de bu konuya el atmıştır

Çevre konusunda Diyarbakır’da büyük bir duyarlılık başlamıştır

 

 

2 geri dönüşümcü vatandaşımız

 

 

Bir gizli Çevre kahramanı

 

Şehrimizde tıbbi atıklar titizlikle toplanmaktadır

 

Çevrenin gizli kahramanlarından

Diyarbakır ilçeleri de çevreye duyarlı

 

 

Bir çevre anlayışı

 

Diyarbakır’da okullara atık kağıt geliri
Diyarbakır Milli Eğitim Müdürü Zülfü Toman, 6 ay içerisinde 300 ton atık durumunda kitap ve eski defter toplandığını söyledi.
okullara atık kağıt geliri
Diyarbakır Milli Eğitim Müdürü Zülfü Toman, 6 ay içerisinde 300 ton atık durumunda kitap ve eski defter toplandığını söyledi.
Hedeflerinin her yıl bin ton kağıt toplamak olduğunu ifade eden Toman, atık kağıtlardan elde edilen 38 bin YTL gelirin Türkiye’de ilk kez okul aile birliği hesabına yatırıldığını kaydetti.
Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü Ücretsiz Kitap Dağıtım Şubesi’nce, son 6 ay içerisinde 300 ton atık durumundaki kitap ve defter toplandı. Milli Eğitim Müdürlü Zülfü Toman, Atık Kağıt Ve Kitap Toplama Komisyonu’nca, yaz boyunca 300 ton atık durumda kağıt, defter, eski kitap toplandığını belirterek, toplanan kitapların satışından 38 bin YTL gelir elde edildiğini söyledi. Toman, okul yöneticileri ile yaptığı toplantıda şunları anlattı:
“Toplanan bu kitapları, Kamu İhale Kanunu’na göre satarak yaklaşık 38 bin YTL gelir elde ettik. Bu gelirin yüzde 60’ını Türkiye’de ilk kez okul idarelerinin aile birliği hesabına yatırdık. Geriye kalan yüzde 40’ı İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak ilin eğitim-öğretim ile ilgili acil önemli ihtiyaçlarına harcanmaktadır. Okullarımızla ve vatandaşlarımızla önümüzdeki yıl hedefimiz bin ton atık kağıt toplamaktır. Toplanan atık kitaplardan elde edilen gelirin okul idarelerine aktarılması Türkiye’de ilk defa ilimiz tarafından uygulanmaktadır.”

AMAÇ AĞAÇ KESİMİNİ AZALTMAK
Amaçlarının, çok fazla geri dönüşüm sağlayarak ormanlarda ağaç kesimini azaltmak, yeşil ve sağlıklı bir çevreye katkıda bulunmak olduğunu vurgulayan Toman, “Geri dönen her kağıt parçasının tertemiz bir kitap olarak bize geri gelecek ve bu vesile ile ormanlarımızın korunmasına katkıda bulunacağız. Ayrıca, çocuklarımıza ve velilerimize ağaç kesimlerini önleme bilinci verebilmektedir. Unutmayalım; velilerimizde ve çocuklarımızda atık kağıt toplama bilinci uyandırırsak, ileriki nesiller için daha iyi bir çevre bırakmış olacağız” diye konuştu.http://www.diyarinsesi.org
Diyarbakır’da çevre ile ilgili sivil toplum örgütlerine de rastlıyoruz

 

Diyarbakır Eczacıları pil topladı
Diyarbakır Eczacılar Odası, çevre ve halk sağlığı açısından büyük tehlike oluşturan atık pillerin toplanması için bir süre önce başlatılan kampanya kapsamında 100 kilogram pili İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’ne teslim etti.
05 Kasım 2008
Diyarbakır Eczacıları pil topladı
Diyarbakır Eczacılar Odası, çevre ve halk sağlığı açısından büyük tehlike oluşturan atık pillerin toplanması için bir süre önce başlatılan kampanya kapsamında 100 kilogram pili İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’ne teslim etti.
Diyarbakır Eczacılar Odası ile Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği’nin beraber yürüttüğü ve halen devam eden kampanya kapsamında, eczanelerde toplanan pillerin, İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’ne teslim edilmesi için bugün bir basın toplantısı düzenlendi. Eczacılar Odası’nda yapılan toplantıya Eczacılar Odası Başkanı Yahya Çomak, İl Çevre ve Orman Müdür Yardımcısı Ramazan Yavaş’ın yanı sıra çok sayıda eczacı katıldı. Diyarbakır Eczacılar Odası Başkanı Yahya Çomak, oda tarafından eczanelerde dağıtılan pil toplama kutularında toplanan yaklaşık 100 kilogram pilin, Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği’ne ulaştırması amacıyla pilleri İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’ne teslim ettiklerini söyledi. Evlerde, işyerlerinde, ulaşımda ve sanayide önemli miktarda pil kullanıldığını hatırlatan Çomak, son yıllarda artan pil kullanımının insan sağlığı ve çevre için potansiyel bir tehlike oluşturduğunu belirtti. Kullanılmış pillerin tehlike oluşturmaması için ayrı toplanması, taşınması gerektiğini dile getiren Çomak, pillerdeki tehlikeli ve zararlı metallerin azaltılmasının da zaruri bir konu olduğunu söyledi. Pillerin toprağa, suya ya da yakılması sonucu havaya karışmasıyla, insan çevre ve sağlığına son derece zararlı etkisinin olduğunu belirten Çomak, atık pillerin eczanelerde toplanması kampanyasını, Diyarbakır geneline yaymak için yeni bir proje daha hazırladıklarını kaydetti. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Küresel Çevre Fonu Küçük Destek Programı kapsamında hazırladıkları atık pillerin toplanması ve bertarafı projesini BM Türkiye delegasyonuna sunduklarını söyleyen Çomak, “Diyarbakır’daki eczanelerde, okullarda ve resmi kurumlarda atık pillerin toplanmasını sağlayacak projemiz, toplumda çevre bilincinin gelişmesini sağlayacak. Bu sayede atık pillerin insan sağlığına, toprağa ve havaya yönelik oluşturacağı kimyasal ve fiziksel kirlilik azalacaktır. Vatandaşlarımız evlerinde ve iş yerlerinde bulunan kullanılmış pilleri, eczanelerimizde bulunan pil toplama kutularına bıraksınlar” şeklinde konuştu
http://www.diyarinsesi.org
Eczacılarımızda çevre anlayışı eczanesine Çevre koyacak kadar ileridir

Bir çevre anlayışı

 

İki geridönüşümcü

 

 

 

Diyarbakır’da okullara atık kağıt geliri
Diyarbakır Milli Eğitim Müdürü Zülfü Toman, 6 ay içerisinde 300 ton atık durumunda kitap ve eski defter toplandığını söyledi.
okullara atık kağıt geliri
Diyarbakır Milli Eğitim Müdürü Zülfü Toman, 6 ay içerisinde 300 ton atık durumunda kitap ve eski defter toplandığını söyledi.
Hedeflerinin her yıl bin ton kağıt toplamak olduğunu ifade eden Toman, atık kağıtlardan elde edilen 38 bin YTL gelirin Türkiye’de ilk kez okul aile birliği hesabına yatırıldığını kaydetti.
Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü Ücretsiz Kitap Dağıtım Şubesi’nce, son 6 ay içerisinde 300 ton atık durumundaki kitap ve defter toplandı. Milli Eğitim Müdürlü Zülfü Toman, Atık Kağıt Ve Kitap Toplama Komisyonu’nca, yaz boyunca 300 ton atık durumda kağıt, defter, eski kitap toplandığını belirterek, toplanan kitapların satışından 38 bin YTL gelir elde edildiğini söyledi. Toman, okul yöneticileri ile yaptığı toplantıda şunları anlattı:
“Toplanan bu kitapları, Kamu İhale Kanunu’na göre satarak yaklaşık 38 bin YTL gelir elde ettik. Bu gelirin yüzde 60’ını Türkiye’de ilk kez okul idarelerinin aile birliği hesabına yatırdık. Geriye kalan yüzde 40’ı İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak ilin eğitim-öğretim ile ilgili acil önemli ihtiyaçlarına harcanmaktadır. Okullarımızla ve vatandaşlarımızla önümüzdeki yıl hedefimiz bin ton atık kağıt toplamaktır. Toplanan atık kitaplardan elde edilen gelirin okul idarelerine aktarılması Türkiye’de ilk defa ilimiz tarafından uygulanmaktadır.”

AMAÇ AĞAÇ KESİMİNİ AZALTMAK
Amaçlarının, çok fazla geri dönüşüm sağlayarak ormanlarda ağaç kesimini azaltmak, yeşil ve sağlıklı bir çevreye katkıda bulunmak olduğunu vurgulayan Toman, “Geri dönen her kağıt parçasının tertemiz bir kitap olarak bize geri gelecek ve bu vesile ile ormanlarımızın korunmasına katkıda bulunacağız. Ayrıca, çocuklarımıza ve velilerimize ağaç kesimlerini önleme bilinci verebilmektedir. Unutmayalım; velilerimizde ve çocuklarımızda atık kağıt toplama bilinci uyandırırsak, ileriki nesiller için daha iyi bir çevre bırakmış olacağız” diye konuştu.www.diyarinsesi.org
Diyarbakır’da çevre ile ilgili sivil toplum örgütlerine de rastlıyoruz

 

İki geridönüşümcü

Geri dönüşümle ilgili güzel bir çalışma

 

Apartmanlarda çevre anlayışı

Arıtma tesisleri (N.satıcı)

Yeşil Diyarbakır için Temiz Çevre
5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla sürdürülen temizlik kampanyası lise öğrencilerinin caddelerde çöp toplamasıyla sürdürülürken, Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün çalışmalarıyla kent adeta çiçek bahçesine dönüştü….

05 Haziran 2009

Yeşil Diyarbakır için Temiz Çevre
Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı tarafından kentte temizlik bilincinin oluşması ve çevreye karşı duyarlılık yaratmak amacıyla başlatılan temizlik kampanyası devam etti. İ.M.K.B Kayapınar Lisesi öğrencileri Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı “Çevremizi temiz tutalım” yazılı şapkalar, “Tarihin beşiği kentimizi temiz tutalım, kentimizi sevelim kirletmeyelim” yazılı tişörtler, maske, eldiven ve poşetlerle okullarının önünden başlayarak Musa Anter Caddesi’ndeki çöpleri topladılar. Okulun Müdür Yardımcısı İbrahim Han 5 Haziran Çevre Günü dolayısıyla bu çalışmayı yaptıklarını kentte yaşayan herkesin çevreye karşı duyarlı olmasını ve temizlik bilincinin yayılmasını istedi.
Kentin çehresi değişti
Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı tarafından son 6 ayda Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde kalan tüm alanlarda ağaçlandırma çalışmaları yapıldı. Parklarda, ana arterlerdeki refüjlerde yapılan çeçik ekimi ve kaldırımlarda yapılan ağaçlandırma çalışmaları kentin çehresini değiştirdi. Park ve Bahçeler Müdürü Mehmet Kaya, yeşillendirme çalışmaları sırasında 20 bin adet meilland gülü ve 130 bin adet mevsimlik çiçek ekildiğini, 6 bin adet ibreli ve yapraklı ağacın dikildiğini söyledi. 25 bin metrekarelik çim ekimi yaptıklarını ve 1500 adet ağacı budadıklarını, bu zaman zarfında 4 kez çimlerin biçildiğini ifade eden Kaya tüm yeşil alanlarda sulama, ilaçlama ve gübreleme yapıldığını sözlerine ekledi.
Fidanlıkta üretimler devam etti
Öte yandan Büyükşehir Belediyesi Fidanlığı’nda 6 ay içerisinde 200 bin adet çiçek üretildi. Üretilen çiçek sayısı Haziran ayı sonuna kadar 300 bin adeti bulacak. Fidanlıkta ayrıca 80 bin adet çalı bitkisi üretilirken 40 bin adet de ağaç üretimi yapıldı.
DİYARINSESİ HABER MERKEZİ

 

AMEDLİ MURAT..

Diyarbakır Manileri

Diyarbakır manileri

 Edebiyat Dilinde Mani:

Başta aşk olmak üzere hemen her konuda yazılabilen bir halk edebiyatı nazım türüdür. Çoğunlukla 7 heceli dört dezilek bir bendden meydana gelir. Ama dizeleri 4-5-8-10-14 heceli kalıplarla söylenmiş maniler de vardır. Birinci, ikinci dördüncü dizeler birbirleriyle kafiyeli, üçüncü dize serbesttir. Yani kafiye dizilişi aaxa’dır. aaaxa düzeninde maniler de var. İlk iki dize hazırlık dizeleridir. Son iki dize ile anlam bağlantısı yoktur. Asıl anlatılmak istenen son iki dizede verilir. Bir çok mani çeşidi vardır. En çok kullanılanlar düz ya da tam mani, kesik mani, cinaslı mani, yedekli mani, artık mani’dir.
Düz Mani: Yedişer heceli dört dizeden oluşur. Kafiyeleri çokluk cinassızdır.
Kesik mani: Birinci dizesi 7 heceden az, anlamlı ya da anlamsız bir sözcük grubu olan maniler. Bu kesik dize sadece kafiyeyi hazırlar. Eğer meydan ve kahvehanelerde söylenen ve ilk dizeleri “aman aman” ünlemi ile doldurulan manilerse bunlara İstanbul manileri denir.
Cinaslı mani: Kesik manilerde eğer kafiye cinaslı ise bunlara cinaslı mani denir.
Yedekli mani: Düz maninin sonuna aynı kafiyede iki dize daha eklenerek söylenen maniler. Cinaslı kafiye kullanılmaz, birinci dizeleri anlamlıdır. Yedekli maniye artık mani de denir.
Deyiş: İki kişinin karşılıklı söylediği manilerdir. Soru yanıt şeklinde düzenlenir. Bir başka kişinin ağzındanmış gibi aktarıldığı şekilleri de vardır. http://www.turkulerle.net/maniler.asp

 

Diyarbakır diyarım
Yar yitirdim ararım
Gelip geçen yolcudan
Her gün onu sorarım

Diyarbakır sarayım
Seni kimden sorayım
Mektuban hayran oldum
Gül cemalin göreyim

Diyarbekir elini
Saram ince belini
Küstünse gel barışak
Naz etme ver elini

Diyarbakir şehrini
Sevdim bütün yerini
Bildim bana yar olmaz

Boşa çektim kahrini

——————————–

Yemenimin yeşili
Bulamadım eşimi
Al mendili elimden
Sil gözünün yaşini

Mendilim sende kalsın
Katla koynunda kalsın
Ben murat almamışam
Mendilim murad alsın

Mendilimde kare var
Ciğerimde yare var
Ne ben öldüm kurtuldum
Ne bu derde çare var

El attım dalda kaldi
Sevdiğim yolda kaldi
İki gözüm yol oldi
Gözlerim yolda kaldi

——————————–

Tabakasi karadan
Ne bakisan oradan
Yusuf Züleyha gibi
Kavuştursun yaradan

Gökte yıldız bir sıra
Yar gidiyor mısıra
Kul olam uşak olam
Gideyim ardı sıra

Bu dağlar kavuşturur
Yel vurur savuşturur
Yusuf Züleyha gibi
Hak bizi kavuşturur

——————————–

Kalenin bedenleri
Çağırın gidenleri
Acep nere koyarlar
Sevdadan ölenleri

Kaleden inenleri
Çevirin gidenleri
Kıyma,kıyma çekerler
Sevip terk edenleri

Kaleden inerem ben
Çağırsan dönerim ben
Derdinden çöpe döndüm
Dokunsan yanarım ben

Kaleden atın beni
Kumlara katın beni
Ağam bezirgan olmuş
Götürün satın beni

——————————–

Evine sermiş üzüm
Dinle bir iki sözüm
Kalbimde ataşım var
Cihanı görmi gözüm

Çağırdım bağ içinde
Kavruldum yağ içinde
Eller seyrana çıkmış
Benimki yok içinde

Bağa yendim üzüme
Diken battı gözüme
Ne dedim niye küstün
Eğri baktın yüzüme

Bağa gel küçük hanım
Sahan kaynadi kanim
Mah cemalin görende
Sağ olur haste canim

——————————–

Ocakta duman olur
Gün olur zaman olur
Diyarbakır karpuzu
Her yerde yaman olur

Karpuzlar biter oldu
Bostanı tutar oldu
Gel artık ey sevdiğim
Hasretlik yeter oldu

Çay önünde karpuzlar
Uruldum yaram sızlar
Ben bu dertten ölürsem
Mezarım kazsın kızla

Karpuz getir yiyeyim
Aç yorganı gireyim
Uyan uyan sar beni
Yar olduğun bileyim

——————————–

Dağda geçirdim yazı
Kaybettim kırık sazı
Ben senin hayranınım
Etme artık bu nazı

Şu dağı aşam dedim
Aşam dolaşam dedim
Bir vefasız yar için
Herkese paşam dedim

Şu dağın yoluna bak
Çiçeğin moruna bak
Üzülme deli gönül
Sen bu işin sonuna bak

Duman basti dağlara
Yayildi ovalara
Kara gözlüm güzelim
Geldi mi buralara

——————————–

Gül demedi
Elinde gül demedi
Ya ben nasıl güleyim
Yar bana gül demedi

Gülmenem
Bülbül menem gülmenem
Gönlü şad olan gülsün
Ber dertliyim gülmenem

Senin yeren
Gül sevdim senin yeren
Sen ölme canan yazık
Ben ölem senin yeren

Güle naz
Bülbül eyler güle naz
Girdim dost bahçesine
Ağlayan çok gülen az.

——————————–

Karşıdan görünürsün
Al yazma bürünürsün
Al yazmanın altında
Ne güzel görünürsün

O Güzel sözlerine
Bayıldım gözlerine
Dünya güzel kesilse
Bakamam yüzlerine

Taş üstüne taş koydum
Bir yastığa baş koydum
Yarim gelecek diye
Sağ yanimi boş koydum

Ben güzel
Yarim güzel ben güzel
Görenler böyle deyi
Yanaktaki ben güzel

——————————–

Felek beni dul eyledi
Her kapıya kul eyledi
Yaktı canım kül eyledi
Uyu öksüz yavrum uyu
Kimse artık açmaz kapuyu

Diyarbekir kara taştan
Yüreğim Kan ağlar baştan
Öksüz kaldım küçük yaştan

Ecel aldi bey babani
Keder kapladi her yani
Hani aslan baban hani

Götürdüler gelmez geri
Toprak oldu artık yeri
Yılan akrep yemen bari

——————————–

Akşam olur karalar
Çekilir sitaralar
Yarsız yatağa girmem
Yatağ beni paralar

Köşkün önünde çınar
Dalına bülbül konar
Geç buldum tez yitirdim
Yüreğim ona yanar

Karanfil bedrenk olur
Aşka düşen denk olur
Bir gün başan gelirse
Görürsen ne renk olur

——————————–

Köşkün köşküme karşı
Atma köşküme taşi
Sevip sevip ayrılmak
Ne çetindir ataşi

Çıkardın tahta beni
Bıraktın bahta beni
Can verdim emek verdim
Koydun sokakta beni

Alma attım nar geldi
Dar sokaktan yar geldi
Bir öptüm bir dişledim
Ona bana Ar geldi

——————————–

Mendilim dalda kaldı
Zülüfüm yarda kaldi
Benim o garip gönlüm
Daima onda kaldı

Mendilimin uçları
Çıkamam yokuşları
Yardan selam getirin
Yeddi dağın kuşları

Mendilim yele yele
Düşmüşem gurbet ele
Onbeş yıl can çürüttüm
Gözlerim sile sile

——————————–

Arpalar hasıl oldu
Muratlar vasıl oldu
Herkesin yarı oldu
Ya benim nasıl oldu

Arpa ektim bittimi
Yara haber gittimi
İşittim yar evlenmiş
Başı göge erdimi

Arpa biçtim az kaldı
Kamış biçtim saz kaldı
Merak etme sevdiğim
Kavuşmamız az kaldı.

——————————–

Ter sinemi
Bürümüş ter sinemi
Felek çarkın kırıla
Her işin tersinemi

Yüz yerde
Yüz yaram var yüz yerde
Felek kervanım vurdu
Beni koydu yüz yerde

Güne düştüm
Gölgeden güne düştüm
Felek gözün kör olsun
Dediğin güne düştüm

Bir ah çeksem derinden
Dağlar oynar yerinden
Felek bir yara vurdu
Fitil işler derinden

——————————–

Giden beni yandırır
Söz verir inandırır
İçerden aşk ateşi
Dışardan el yandırır

Yeleği basma yarim
Kendisi yosma yarim
Eller bizi ayırdı
Selamı kesme yarim

Zindan cihan gözüme
Ah inanmi sözüme
Öldüğüme yanmazdım
Bir baksaydı yüzüme

Sararmişam solmişam
Sor ki neden ölmişam
Vefasız bir yar için
Bin derd ile dolmişam

——————————–

Karenfilem desteyem
Bülbülem kafesteyem
O yare selam söyle
Ölmemişem hasteyem

Armut dalın egende
Dali yere degende
Üç gün oruç tutarım
Elim elen degende

Yemenim turalıdır
Sevdiğim buralıdır
Geçme kapım önünden
Yüreğim yaralıdır

Ben bir küçük kafesim
Ağlarım çıkmaz sesim
İsterim yar koynunda
Vereyim son nefesim

——————————–

Benusen’e gideyim
Yarimi ben göreyim
O yar değil misk amber
Kokusunu alayım

Benusen’de bahçalar
Nazlı yarim tef çalar
O yarin kaşı gözü
Cigerimi parçalar

Bahçalarda gül açar
Etrafa koku saçar
Yara nerde rastlasam
Kaş çatıp benden kaçar

Bahçeye gelde görim
El uzat bir gül verim
Aramız dağlar aldı
Ben seni nasıl görim

Felek beni dul eyledi
Her kapıya kul eyledi
Yaktı canım kül eyledi
Uyu öksüz yavrum uyu
Kimse artık açmaz kapuyu

Diyarbekir kara taştan
Yüreğim Kan ağlar baştan
Öksüz kaldım küçük yaştan

Ecel aldi bey babani
Keder kapladi her yani
Hani aslan baban hani

Götürdüler gelmez geri
Toprak oldu artık yeri
Yılan akrep yemen bari

AMEDLİ MURAT..